Raporlar

2013 Raporu

Komana'da 2013 Yılı Kazı Çalışmaları
Prof. Dr. D.Burcu Erciyas

Tokat Merkez İlçe'de yer alan Komana antik kentinde arkeolojik araştırmalar 2004 yılından bu yana Yerleşim Arkeolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. D.Burcu Erciyas tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tokat Valiliği, ODTÜ BAP ve Tübitak desteği ile sürdürülmektedir. 2009 yılına kadar yüzey araştırması ve jeofizik araştırmalar yürütülmüş olan alanda 2009 yılından itibaren kazı çalışmaları başlatılmıştır. Proje kapsamında son 5 yılda ağırlıklı olarak, kazı çalışması, çevresel verilerin değerlendirilmesi, jeoarkeolojik araştırmalar ve antropolojik çalışmalar yürütülmüştür.

Antik kentin kentsel yerleşimi 2km'lik bir alana yayılmaktadır. Kentin kalıntıları Yeşilırmak nehrinin derin alüvyonları altında bulunduğundan arkeolojik verilerin yüzeyde temsilleri zayıftır. Bu sebeple 2005 ve 2006 yıllarında jeofizik araştırmalar yapılmış ancak bu çalışmalar sınırlı bölgelerde yürütülebilmiştir. Kazı çalışmaları başladığından bu yana Komana kenti ile ilgili bilgilerimiz artmış, topoğrafya ile kent arasındaki ilişkiler açıklık kazanmaya başlamıştır.

Projenin temel amacı Komana antik kentinde Helenistik dönemden başlayarak yerleşim modeli ve tarihçesini anlamak olmuştur. Kazı çalışmaları bugüne kadar ağırlıklı olarak yerleşimin 11. Yüzyıldan-16. Yüzyıla kadar olan kullanımına ışık tutmuştur. Anadolu'nun Türkleşme sürecini temsil eden bu dönem arkeolojik olarak çok fazla araştırılmamakta ve sıklıkla gözardı edilmektedir. Özellikle yaşam biçimleri ve sosyo-ekonomik değişimler, idari ve siyasi değişimlerle birarada incelendiğinde çok anlamlı ve zengin çıkarımlar elde edilebilmektedir. Bu çıkarımların daha erken dönemlere de ışık tutması kaçınılmazdır. Hem Bizans hem de Beylikler dönemi, Selçuklu ve Osmanlı dönemleri için yazılı kaynaklar da bulunmaktadır. Yazılı kaynaklar, kazı sonuçları, yüzey araştırmaları, çevresel ve antropolojik veriler, Osmanlı arşivleri ve Coğrafi Bilgi Sistemlerinin birarada değerlendirilmeleri bu döneme dair bilgilerimizin zenginleşmesini sağlamaktadır. Bu bilinçle kazılar şu an için Komana'nın Ortaçağ katmanlarında yoğunlaşmıştır.

2013 yılında kazı ve araştırmalar 22.07.2013 - 06.09.2013 tarihleri arasında yürütülmüştür. 2009 kazı sezonundan itibaren çalışmaların yürütüldüğü batı savunma duvarının iç bölümü, höyüğün merkezinde yer alan gündelik kullanım alanı olan işlikler ve höyüğün doğu yönünde yerleşimin kullanım bakımından zamansal dizilimini anlamak amacıyla açılan basamaklı açmalarda çalışmalara devam edilmiştir.

HTP 02

Batı savunma duvarının iç bölümü ve işlik alaninın batı bölümünde yürütülen çalışmalarda yerleşimin nekropol olarak kullanıldığı evreye ait Bizans dönemi mezarlarının ortaya çıkarılmasına devam edilmiştir. Bu alanda tüm kazı açmalarının en erken malzemesine ulaşılmıştır. Anakayaya oyulmuş ve üretim ve depolama amaçları için kullanılmış olması gereken çukurlardaki dolgu çok sayıda unguentarium, geç Helenistik-erken Roma dönemi seramikleri içermektedir. Seramikler arasında savaşan insan figürlerinin tasvir edildiği bir Megara kasesi parçasına da rastlanmıştır.

HTP 03

Yerleşimin doğu tarafında açılan yeni basamaklı açmalardan elde edilen arkeolojik veriler sayesinde, önceki kazı dönemlerinde höyüğün tespit edilen en erken evresi 10-11.y.yıllara tarihlenirken, yeni ortaya çıkan veriler ışığında 5-7.y.yıllarda da yerleşimin iskan edildiği ortaya çıkarılmıştır. 2013 yılı çalışma sezonunda HTP03 alanı basamaklı açmasında 3 açmada çalışmalar yürütülmüştür. Genel olarak HTP03 alanında 4 farklı mimari evre tespit edilmiştir: İşlikler evresi, HTP01 alanının geneline yayılmış olan ocak, çöp çukuru, fırın gibi sabit kalıntılar ve seramik verisiyle tepenin Geç Bizans/Erken Selçuklu Dönemi'ne ışık tutmaktadır ve burada da ocaklar ve kuru duvar örgüsü ile temsil edilmektedir. Bu evrenin hemen altından gelen ve mutfak alanı ile temsil edilen evre buluntular itibariyle (kilit parçası, tek kulplu testi gibi) Orta Bizans Dönemi'ne tarihlendirilebilir. Bunun altında bulunan ve harçlı duvar örgüsü ile temsil edilen ve ayrıca bronz bir kandil ile M.S. 5-7 yüzyıla tarihlenen Erken Bizans Dönemi yeralmaktadır. En erken evre ise W20 duvarı, pişmiş toprak döşemesi ve seramik buluntuları ile Roma Dönemi'ne tarihlendirilmektedir.

HTP 01

2013 kazı sezonunda HTP01 alanındaki çalışmalar 5 yeni açmada gerçekleştirilmiştir. Önceki yıllarda kazılan 725 metrekarelik alana ek olarak, bu yılki çalışmaların ardından HTP01 alanında toplamda 925 metrekarelik alan ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca 2012 kazı sezonunda belirli bir seviyeye kadar kazılmış olan 4 açmada da çalışmalara devam edilmiştir Yerleşimin bu merkez bölümünde sırasıyla 16-17 y.yıl Osmanlı dönemi basit konut alanının ve hemen altından gelen ve Bizans - Danişmend geçiş dönemini temsil eden işlik yapılarının, güney yönünde de geniş bir alana yayıldığı tespit edilmiştir. 2013 yılı çalışmalarında höyüğün merkez bölümünde 11-12.y.yıllara tarihlenen, çok sayıda fresko parçası ve keramoplastik, törensel ve kişisel kullanımı temsil eden birçok haç ve mekan aydınlatma öğelerinden oluşan bronz objenin ele geçirildiği, bir büyük ve iki küçük üç apsisli bir kilise yapısı tamamıyla ortaya çıkarılmıştır. Nekropol evresini tamamlayıcı nitelikte olan Kilise yapısının ortaya çıkarılmasıyla yerleşimin kamusal kullanım açısından da stratejik bir noktayı temsil ettiği anlaşılmıştır. Kilise içerisinde ve etrafında 2 adak ve bir mezar steli olmak üzere 3 yazıt ortaya çıkarılmıştır. Yazıtlar 2.-4. Yüzyıllar arasına tarihlenmiştir. Kazı alanında ele geçen diğer erken malzemelerle birlikte Hamamtepe'de kronolojik yelpaze 2013 yılı kazılarında genişlemiş, Megara kasesi en erken olmak üzere, Helenistik dönem, yazıtlar ile Geç Roma, basamaklı açmada ele geçen kandil ve yapısal kalıntılar ile Erken Bizans Dönemi, işlikler ve kilise ile Orta Bizans Dönemi ve son olarak konut mimarisi ve ilişkili buluntuları ile Osmanlı Dönemi'ne 16. Yüzyıla kadar uzanmıştır.

Çevresel Arkeoloji Araştırmaları
(Evangelia Pişkin)

Komana'da Arkeobotani çalışmaları Yrd.Doç. Dr. Evangelia PİŞKİN tarafından gerçekleştirilmiştir. Alanda yapılan çalışmalar laboratuvar çalışmasının ön aşamasını oluşturmaktadır. Kazılar sırasında uygun bulunan kontekstlerden alınan toprak örnekleri suda yüzdürme (flotation) yöntemi ile yıkanarak içerdiği bitki kalıntıları ve mikro boyuttaki arkeolojik malzemeler ayrıştırılarak laboratuvar çalışmasına hazırlanmıştır. Bu amaçla, kazı çalışmalarının gerçekleştirildiği üç alandan toplam 53 adet örnek alınmıştır (HTP01 (40), HTP02 (3) ve HTP03 (10)). Yıkanan 53 toprak örneğin toplam hacmi yaklaşık 600 litredir. Ayrıştırılan ağır kalıntı örnekleri kazı evi laboratuvarında çalışılmış ve içerdiği arkeolojik malzeme ayrıştırılmıştır. Daha uzun ve titiz bir çalışma gerektiren hafif kalıntılar Yerleşim Arkeolojisi Çevresel Arkeoloji Araştırma Birimi Laboratuvarında çalışılmak üzere Ankara'ya getirilmiştir.

Jeofizik Araştırmalar

22-26 Temmuz 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilen ve elektrik direnci ölçüm yöntemlerinin kullanıldığı 2-Boyutlu jeofizik çalışmalar Hamam Tepe üzerinde üç farklı lokasyonda ve Havuz yapısının kuzey yamacında yapılmıştır. Üç kişilik bir ekiple yürütülen bu çalışmaların amacı, Hamam Tepe üzerinde hali hazırdaki açmalarda gözlenen mimari yapıların henüz kazı yapılmamış kesimlerdeki yönelimlerini belirlemek ve Havuz Yapısı çevresinde olması muhtemel bir yerleşim yapısının varlığını araştırmak olmuştur. Arazi çalışmaları sırasında Hamamtepe kazı alanının derin kesimlerinde ıslak / nemli bölgelere ve yer yer su sızmalarına rastlanmıştır. Bu veriler ışında, ölçümlerin alındığı zamanda yeraltının 2 m'den derin kısmının göreceli daha ıslak ve suya doygun, üst seviyelerinin ise kuru olduğu düşünülmektedir. Yine Hamamtepe'de yapılan kazılarda, farklı yönelimli birçok taş duvar ortaya çıkarılmıştır. Duvar yapımında kullanılan taşların arasındaki boşlukların kuru ortamda ölçülen özdirenç değerlerini yükseltmesi beklenir. Bu nedenle kesitlerde saptanan yüksek özdirenç bölgeleri harita üzerinde işaretlenmiştir. Konumları incelendiğinde, yüksek özdirenç bölgelerinin kazı alanında yer alan taş duvarların yönelimleri ile uyumlu olduğu saptanmıştır. Özellikle Hamamtepe kazı alanı çevresinde ölçülen kesitlerde, konumları örtüşen yüksek özdirenç bölgeleri olası duvar yapıları olarak yorumlanmış ve harita üzerine işlenmiştir. Havuz yapısı etrafında yapılan çalışmalarda ise kuzey yönlü doğrultular tesbit edilmiş, bu doğrultular künk dizileri olarak yorumlanmışlardır.

Fotoğraf Bazlı Modelleme Uygulaması
(Yenal Orman)

2013 kazı döneminde ODTÜ Yerleşim Arkeolojisi bölümü öğrencilerinden Yenal Orman tarafından kazı alanında ve buluntular üzerinde fotoğraf bazlı modelleme uygulaması da gerçekleştirilmiştir. Bu uygulamada bir obje veya alanın farklı açılardan çok sayıda fotoğrafı çekilmiş ve bu fotoğraflar özel tasarlanmış yazılımlar sayesinde söz konusu obje veya alanın üç boyutlu modellerini çıkartmakta kullanılmıştır. Canon 60d 18mp DSLR kamera ile kazı alanında çekilen fotoğraflar, Agisoft Photoscan programı kullanılarak işlenmiştir. Uygulamalardan küçük ölçekli olan çömlek, iskelet ve açma kesiti ve büyük ölçekli açma ve mimari kalıntı üzerindeki çalışmalar tamamlanmıştır, deneme amaçlı yapılmış bu çalışmanın ileride belgeleme amacı ile standartlaştırılması tartışılmaktadır.

Bizans Dönemi Seramikleri Hammade Kaynaklarının Belirlenmesi
(Mehmet Bilgi Er)

Komana kazılarında Bizans dönemine tarihlenen tabakalardan çıkan yeşil sırlı seramiklerin hammadde kaynaklarının belirlenmesi için potansiyel kil yataklarından örnek alınması çalışmaları yapılmıştır. 2013 yılı örnekleme çalışmasında üç farklı yerden (Küplüce köyü, Kocakavak - Boyunbaba mevkii ve çatı kiremiti ocakları mevkii) toplam altı poşet örnek alınmıştır. Örnekleme yapılan alanın koordinatları alınmış, fotoğraflar çekilmiş ve gözlemler not edilmiştir.

Toplum ve arkeoloji

2013 yılında üçüncü kez gerçekleştirilen toplum ve arkeoloji çalışmalarının temel amacı halkın ve farklı paydaşların Komana arkeolojik ve kültürel mirası hakkında hissetiklerinin ve bilgilerinin saptanması, beklentilerin anlaşılması ve kazı ekibi ve halkın ilişkilerinin güçlendirilmesidir. Bu sayede ileride daha güçlü bir paylaşım platformunun oluşturulması beklenmektedir. 2013 yılında ağırlıklı olarak atölye çalışmaları düzenlenmiştir. Böylece yöre halkı ve arkeologlar arasındaki dialoğu geliştirerek, halkın ekonomik ve sosyal olarak desteklenmesi için bir seçenek oluşturmak hedeflenmiştir. 30 Temmuz / 30 Ağustos 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilen çalışmalar, Komana arkeoloji projesi Hamamtepe kazısı çevresindeki Ballıdere, Gümenek ve Bula Köylerinden çocuklar ve Bula köyünde yaşayan kadınlarla yapılmıştır. Çocuklar için düzenlenen katılımcı fotoğraflama çalışmasının amacı, çocuklara geçmiş kültürlere ait yaşamlar ve kendi yaşamları arasındaki benzerlik ve farklılıkları düşündürerek arkeolojik alanlarla ilgili algılarını anlamak ve arkeolojik mirası içselleştirmelerini sağlamaktır. Bula köyü kadınlarıyla birlikte yapılan atölye çalışmalarında seramiklerin üzerinde bulunan desen ve figürlerden esinlenerek Komana'ya özgü el yapımı kumaş ürünler tasarlanmış ve dikilmiştir. Katılımcılar atölyede dikiş makinesi kullanmayı ve yeni elişi tekniklerini öğrenmiştir. Kendi deneyimlerini Komana motifleriyle birleştirerek çanta ve yastık hazırlamışlardır. Bu çalışmalarla ortaklaşa bir yerel bilgi üretilmesi hedeflenmektedir. Bu bilgi, arkeoloji verisinin değerlendirilmesi ve yorumlanmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca kadınların bu çalışmalar sonucunda kendilerini yetkin hissedip, örgütlenerek arkeolojik çalışmayla ve kendi üretim becerileri ile ilgili aktiviteler düzenlemeleri beklenmektedir. Komana kazısının halka tanıtılması amacı ile 5 yıllık kazı çalışmasının fotoğraflar, toplum ve arkeoloji projesinde çocuklarla yapılan fotograf çalışmasından örnekler ve kadınların yaptığı çanta ve yastıklar 2-5 Eylül tarihleri arasında Tokat Taşhan'da sergilenmiştir.

Sonuç

2013 yılında Komana'da yürütülen kazı çalışmaları sonucunda özellikle Komana'da Ortaçağ hakkında daha detaylı bilgi sağlanmış, Komana'nın merkezini oluşturan Hamamtepe'nin kullanım evreleri çeşitlenmiştir. Kazı sonuçları 2004-2009 yılları arasında yapılan yüzey araştırması sonuçları, Osmanlı tahrir defterleri, çevresel ve antropolojik veriler ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile birarada değerlendirildiğinde heyecan verici sonuçlara ulaşılmıştır. Bu çalışmaları mümkün kılan ekibime ve dinlediğiniz için sizlere teşekkürlerimi sunarım.

© 2014 karp