KARP
Komana Archaeological Research Project
Komana Archaeological Research Project began in 2004 with the objective of identifying the location and urban fabric of the Classical site of Komana in central Black Sea region in Turkey, ancient Pontus. The site was a major cult center for the Kingdom of the Mithradatids during the Hellenistic Period and continued its independence through most of the Roman era. It was a sanctuary for the Anatolian goddess Ma, a trade center for the surrounding regions, and possibly a bank for the Kingdom. Its festivals, busy market, sacred servents and fertile lands must have attracted people from all around Anatolia. The site was first identified by 19th century travellers and was located on a mound named Hamamtepe near river Iris (Yeşilırmak) 9 km northeast of modern city of Tokat.

The research continues at and around Hamamtepe and in the larger territory of the settlement with extensive and intensive surveys, geophysical prospection and excavations. Since 2009 excavations at different sections of the site, especially on Hamamtepe are being conducted. With this web site the project aims at sharing the information collected during the fieldwork and make it available to a larger audience.
Komana Arkeolojik Araştırma Projesi, Komana'nın sosyal, ekonomik ve idari yapısını araştırmak ve kentsel dokusunu anlamak amacı ile 2004 yılında başlamıştır.
Komana, Dazimonitis (Kazova) ovasının ortasında İris (Yeşilırmak) ırmağının iki yakasında kurulmuştur ve bir yandan Yeşilırmak'ın verimli alüvyonları sayesinde zengin bir ekonomiye sahip olmuş, diğer yandan da konumu ile ziyaretçilere görsel bir şölen sunmuş olmalıdır. Komana bir kent olmaktan öteye bir din merkezidir ve rahipler tarafından yönetilmiştir. Helenistik dönemde kral tarafından seçilmiş ve kraldan sonra en yetkin konuma sahip olan rahip, verimli toprakların işlenmesini sağlamış, gelirler tapınakta birikmiş ve yılda iki kere düzenlenen festivallerde (Exodus) konuklar, törenler ve şenliklerle ağırlanmıştır. Komana'nın Korint'i aratmayacak kadar baştan çıkarıcı bir ticaret ve din merkezi olduğunu söyleyen Amaseia'lı Strabon, bizim kentle ile ilgili aynı zamanda en önemli kaynağımızdır. Komana'da bulunan kutsal merkez, tanrıça Ma'ya adanmıştır.
Yeşilırmak kenarındaki Komana hem kutsal bir ziyaret merkezi hem de Anadolu'nun dört bir yanından ve özellikle de Armenia'dan gelen tüccarlara durak noktası olmuştur. Verimli topraklarından elde ettiği zenginlikleri ve tüccarlara sunduğu hizmetlerle ünlenmiştir
Komana Arkeolojik Araştırma Projesi çok çeşitli yöntemleri kapsamaktadır. Geniş çaplı ve yoğun yüzey araştırmalarında Hamamtepe çevresinde yer alan yerleşmeler tesbit edilmeye devam etmekte, jeofizik araştırmalar yapılmaktadır. 2009 yılından bu yana da yerleşimin farklı bölgelerinde kazı çalışmaları yürütülmektedir. Bu web sayfası ile araştırma sonuçları ve toplanan verilerin daha geniş bir çevreyle paylaşılması amaçlanmıştır.
History
In inland Pontus there were two cities which functioned as temple-states. The larger of the two was a Cappadocian-type temple-domain for the mother goddess Ma (Wilson 1960, 228). The land around the sanctuary belonged to the temple, and was tilled by ca. 6,000 serfs (Strabo 12.3.34). The city was a very busy place with visitors from the surrounding area as well as from Armenia. During the festivals sacred prostitution was performed by women residing at Komana.

The worship and celebrations at Komana resembled those at the sanctuary of Ma in Cappadocia. Strabo, in fact, considered the temple to Ma a copy of the temple in Cappadocia (Strabo 12.3.32):

"..and nearly the same course of religious rites is practiced there; the mode of delivering the oracles is the same; the same respect is paid to the priests as was more particularly the case in the time of the first kings, when twice a year, at what is called the Exodi of the goddess (when her image is carried in procession), the priest wore the diadem of the goddess and received the chief honors after the king."

The land that belonged to the temple domain expanded throughout its history: when Pompey made Komana a principality, he added two schoeni or 60 stades approximately two and a half miles in diameter (Magie 1950, 371; Wilson 1960, 229). Either Caesar or Antony gave another four schoeni of land to the priests of Komana. The new land must have been added to the east, south, and west, corresponding to the lands of Zelitis and Megalopolitis. The northern extent must have been limited, since the two large cities of Magnopolis and Neocaesareia were situated very close to Komana. Komana's territory became as large as the civitates of the province under Octavian. When Komana was annexed to Pontus Galaticus in 34/35 (IGR III, 105; Waddington et al. 1904, 109), Magnopolitis may also have been added to Komana. According to Munro, the western side of Komana consisted of a temple-estate that was taken by the Pontic kings to surround their royal castle at Gaziura. The area finally became an imperial domain during the reign of Maurice Tiberius (A.D. 582-602). At some point between the Pontic kings and the emperor Maurice, this area functioned as an ager publicus (RGS Supp.Pap. III 1893, 736).

After the fall of the Pontic kingdom, following the flight of Mithradates VI, the temple state became a principality, and it was assigned to Archelaus by Pompey in the mid-first century B.C. (Wilson 1960, 228; App. Mithr. 115). Archelaus was succeeded by his son, who was subsequently removed by Caesar in 47 B.C. Lycomedes, a Bithynian of Cappadocian descent, was appointed to the priesthood of Komana (Bell.Alex. 66.3). Medeius, Cleon, and Dyteutus were appointed by Octavian in succession (Cass.Dio 51.2.3; Strabo 12.558; 12.574). The annexation of Komana corresponds to the death of the last of these priests.

By this time the priests had lost some of their power, although the temple remained active. The city became known as both Hierocaesareia and Komana by the reign of Titus, and possibly even earlier (IGR III 105, 106). Christianity quickened the decline of the temple at Komana. The surrounding land was assigned to Daximon, a smaller but more centrally located town in the plain of Daximonitis.

Representation of Ma on coins already began during the reign of Caligula. Coins of Caracalla and Septimius Severus, and later of Trajan, are our only clues regarding the appearance of her temple (Fig.1). The coins suggest that it was a tetrastyle temple, and the eight grey columns built in the Ali Paşa Mosque in Tokat may once have belonged to it (Waddington et al. 1904, 109). The columns and their capitals used in the construction of two other mosques in central Tokat, Ulu Mosque and Garipler Mosque, could have come from Komana as well.


Karadeniz Bölgesi'nin iç kesimlerinde, günümüz Tokat sınırları içerisinde, Hellenistik Dönem'de faaliyet gösteren iki tane tapınak devleti bulunmaktaydı. Bunlardan daha büyük olanı, Komana, ana tanrıça Ma'ya ithafen yapılmış, Kapadokya tipi bir mabeddi (Wilson 1960, 228). Mabed çevresindeki topraklar tapınağa ait olup 6000 adet serf tarafından işleniyordu (Strabo 12.3.34). Komana tapınak devleti aynı zamanda polis statüsünde bulunmakta ve yıl boyunca çevreden gelen ziyaretçiler tarafından bir ticaret merkezi olarak da kullanılmakta idi.

Komana'daki kutlama ve ibadet yöntemleri Kapadokya'daki Ma mabedindekiler ile benzerlik göstermekte idi. Hatta Strabo'ya göre (12.3.32) Komana Pontika Kapadokya'daki mabedin bir kopyasıydı:

"…ve orada neredeyse aynı türde dini törenler bulunur; kehanet alma şekli aynıdır; özellikle de ilk kralların yönetiminde olduğu gibi, rahipler aynı şekilde saygın bir yere sahiplerdir; yılda iki kere, tanrıça heykelinin kentte gezdirildiği Exodi olarak anılan festivalde rahip tanrıçanın tacını giyerek kraldan sonraki en saygın şereflere tabi olur."

Pontus Krallığı döneminde Komana ve diğer tapınak devleti Zela kendi topraklarını işleyen, ve festival zamanlarında sayısız ziyaretçiye ev sahipliği yapan bağımsız devletler niteliğindeydiler. Bu bağımsızlıklarına rağman Pontus Krallığı döneminde diğer kentlerle aynı tipte şehir sikkeleri basmışlardır.

Pontus Krallığı çöktükten ve VI. Mitradates kaçtıktan sonra Komana tapınak devleti bir prenslik haline gelmiş ve Pompey tarafından M.Ö. 1. yüzyılın ortalarında Archelaus'a devredilmiştir (App.Mithr. 115; Wilson 1960, 228). Archelaus'u M.Ö. 47 yılında Caesar tarafından görevden alındıktan sonra oğlu izlemiştir. Kapadokya kökenli, Bitinya'lı Lykomedes Archelaus'un oğlundan prensliği devralmış (Bell.Alex. 66.3), Augustus tarafından göreve getirilen Medeius, Cleon, Dyteutus sırayla Komana'da görev yapmıştır (Cass.Dio 51.2.3; Strabo 12.558; 12.574). Dyteutus'un ölümü ile Komana Pontus Galaticus bölgesine dahil edilmiştir. Bu zamana kadar rahipler önemli ölçüde güçlerini yitirmiş ancak tapınak işlevine devam etmiştir. Maurice Tiberius döneminde (M.S. 582-602) kent imparatorluk alanına katılmıştır. Bölge Pontus Kralları dönemi ve imparator Maurice idaresini kapsayan dönem arasında, bir süre de ager publicus statüsünde bulunmuştur (RGS Supp.Pap. 1893, 736).

Pontus Kralları yönetiminde ve Roma İmparatorluk dönemleri boyunca Komana'nın toprakları genişlemiştir. Roma'lı Pompey kenti prenslik yaptığında topraklarına 2 schoeni veya 60 stades eklemiştir. Böylelikle kent alanının çapı yaklaşık 4km'ye ulaşmıştır (Magie 1950, 371; Wilson 1960, 229). Roma imparatorlarından Caesar veya Antony, Komana rahiplerine 4 schoeni değerinde toprak daha vermiştir (Wilson 1960, 229). Bu yeni topraklar büyük olasılıkla kentin doğu, güney ve batı taraflarına eklenmiş olmalıdır. Bu alanlar Zelitis ve Megalopolitis olarak bilinir. Kuzey tarafının ise, Magnopolis ve Neocaesareia kentlerinin çok yakında bulunması sebebi ile, sınırlı kalmış olduğu varsayılabilir. Augustus döneminde kentin alanının daha da genişleyerek bölgedeki civitates'lerin büyüklüğüne ulaştığı bilinmektedir. Komana M.S. 34-35 yıllarında Pontus Galaticus bölgesine eklendiğinde ise Magnopolitis kenti de büyük olasılıkla Komana Pontika'ya dahil edilmiştir (IGR III, 105; Waddington v.d. 1904, 109).

Kent Titus dönemine kadar hem Hierocaesareia hem de Komana olarak anılmıştır (IGR III, 105,106). Tapınağın çöküşünü Hristiyanlığın yayılması hızlandırmıştır. Çevresindeki topraklar çok daha küçük ama merkezi bir yerleşim olan Daximon'a dahil edilmiştir.

Tapınak devletinin ana tanrıçası Ma'nın resmi imparator Caligula devrinden itibaren sikkeler üzerinde yeralmıştır. Tapınağın mimari görüntüsüne ait eldeki tek veri Caracalla, Septimius Severus ve daha sonra Trajan sikkeleridir (Fig.1). Bu sikkelerin üzerinde tetrastil bir tapınak tasvir edilmektedir. Tokat il merkezindeki Ali Paşa Camii'nin inşasında kullanılmış 8 adet gri sütunun tapınağa ait olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca yine Tokat kent merkezinde bulunan Ulu Camii ve Garipler Camii'lerinde kullanılmış olan sütun ve sütun başlıklarının da Komana Antik kentinden getirilmiş olması olasılıklıdır.*

Komana, Tokat'ın 9 km kuzeydoğusunda, Gümenek mevkiinde bir tepe üzerinde bulunmaktadır (Proc.Pers. I.17.14). Kentin bölgedeki verimli ovaya hakim bu geniş tepede bulunduğu tepede görülen duvar kalıntılarından tahmin edilmektedir. Bu ufak ve biçimsiz taşlardan meydana gelen duvarların tapınağın temenos duvarının temelinin iç dolgusunu meydana getirmiş olabileceği düşünülmektedir. Tapınağın Yeşilırmak'ın diğer tarafına günümüzde kaybolmuş bir köprü ile bağlı olduğu düşünülmüş, köprünün ayağına su regülatörünün içerisinde 2004 yılı araştırmaları sırasında rastlanmıştır. Tepe etrafındaki verimli topraklar mutlaka tapınak devletinin ekonomik yapısında önemli rol oynamış olmalıdır (Strabo 12.3.34). Maalesef sit alanı modern sulama kanalları ve yeni yapılan bir karayolu sebebiyle hasar görmüştür.

Fieldwork
Archaeological explorations at Komana, 10 km NE of modern day Tokat have been continuing since 2004 with extensive and intensive surveys, geophysical inspection and excavations. Komana is the site of an Hellenistic sanctuary dedicated to Ma and was especially a significant sacred location during the reign of the Mithridatic Kingdom of Pontus ( Early 3rd century-63 B.C. ). It was a place of pilgrimage twice a year when a festival was held and also an important location for international trade.

The excavations which began in 2009 concentrated on a mound on the northern bank of River Iris (Yeşilırmak) which has previously been identified as the location for Komana from inscriptions built into a modern water regulator nearby (IGRIII, 105-106) and others recovered on the hillside (Cramer 1971, 108; Hamilton 1842, 350). Indeed, fortifications surrounded the hill suggesting at least Medieval period occupation on the mound with pottery ranging from Hellenistic to Ottoman periods scattered across the surface providing a glimpse of the possible chronological range at the site. The hilltop and the fortifications on the northwest section of the mound were extensively excavated in the last 12 years. During the excavations and intermittent surveys considerable amount of information for the Byzantine and Turkish periods was collected. The first 10 years were dedicated to a full understanding of the Byzantine and post-Byzantine layers at the site and decipher the long historical existence of the site in north central Anatolia (Erciyas and Tatbul 2015, Erciyas and Acara Eser 2019). Komana generated invaluable historical, artefactual and ecofactual data regarding climate, agriculture, animal husbandry, food preparation and consumption as well as diet for the Medieval period.

In 2018, a previously unknown context was reached. Briefly in 2019, then again in 2020 this context was excavated in order to shed light on its dating. The context was composed of five layers and represented two architectural levels. The pottery assemblage together with coins, terracotta female votive figurines, a bronze fibula and some odd finds that travelled from the Aegean and the Mediterranean indicated that these levels represented the Hellenistic occupation at the site.

Tokat şehir merkezinin 10km kuzeydoğusunda yer alan Komana'da arkeolojik çalışmalar, 2004 yılından beri kapsamlı ve yoğun yüzey araştırmaları, jeofizik incelemeler ve kazılarla devam etmektedir. Komana, Tanrıça Ma'ya adanmış Helenistik bir kutsal alan olmasının yanısıra, özellikle Pontus'taki Mitridat Krallığı Dönemi'nde (M.Ö. Erken 3. yy –M.Ö. 63) önemli bir kutsal alan oluşuyla da öne çıkar. Kentin, yılda iki defa düzenlenen festival zamanlarında bir hac merkezi görevini üstlenmiş olduğu, aynı zamanda da denizaşırı ticaret ağları üzerinde önemli bir coğrafi pozisyona sahip olduğu bilinmektedir.

2009 yılında başlayan kazı çalışmaları, Yeşilırmak'ın kuzey kıyısında yer alan ve daha önce yapılan çalışmalarda höyüğün yakınındaki modern su regülatörü üzerinde (IGRIII, 105-106) ve civarında bulunan yazıtlardan (Cramer 1971, 108; Hamilton 1842, 350) Komana'nın merkezi olarak saptanmış olan höyüğün (Hamamtepe) üzerinde yoğunlaşmıştır. Höyüğün etrafını çevreleyen sur duvarları burada en azından bir Ortaçağ yerleşimi olduğunu göstermekle birlikte; Helenistik dönemden Osmanlı dönemine kadar uzanan geniş bir zaman aralığına tarihlenen çok çeşitli çanak-çömlek parçasının bulunması da höyükteki diğer yerleşim katları hakkında ipucu vermektedir. Tepenin merkezinde ve höyüğün kuzeybatı kısmında yer alan sur duvarlarında yapılan kazılar 12 yıl boyunca devam etmiştir. Kazılar ve aralıklı yüzey araştırmaları sırasında höyükteki Bizans ve Türk Dönemleri ile ilgili önemli ve kapsamlı bilgiler elde edilmiştir. Komana'daki kazıların ilk 10 yılı Bizans ve Bizans sonrası dönemlerin anlaşılmasına adanmış, Kuzey Orta Anadolu'da yer alan bu yerleşimdeki iskânın uzun süre devam ettiği ortaya konmuştur (Erciyas ve Tatbul 2015, Erciyas ve Acara Eser 2019). Bu çalışmaların sonunda ise, Komana'daki tarihsel, arkeolojik ve çevresel tüm buluntuların, höyükteki iklim, tarım, hayvancılık, gıda üretimi ve tüketimi, ve hatta Ortaçağ'daki yeme-içme alışkanlıkları hakkında çok önemli bilgiler verdiği anlaşılmıştır.

2018 yılındaki kazı sezonunda daha önce bilinmeyen bir kontekste ulaşılmıştır. Bu kontekstin 5 tabaka ve 2 mimari yapı katından oluşmakta olduğu anlaşılmıştır. Tabakalara ait tüm seramik gruplarıyla birlikte bulunan sikkeler, pişmiş topraktan yapılmış kadın biçimli adak figürleri, bir adet bronz fibula ve Ege ve Akdeniz coğrafyalarından gelen bazı beklenmedik buluntular bütün olarak değerlendirildiğinde; tüm buluntuların höyükteki Helenistik dönem yerleşimini temsil ettiği anlaşılmaktadır.


People
Güven Yetişkin, Aslıhan Çivilidağ, Eray Ünsal, Onuralp Uluçay, Özgen Sütçü, Yağmur Aşçı, Özge Nur Yıldırım, Julius van Roemburg, Onurcan Ertürk, İsmail Ercan, Yasemin Özer, Ayşenur Küçük, Seval Koç, Büşra Asan, Büşra Ocaklı, Aybüke Bihter Kızılca, Şevval Çavuşoğlu, Merve Uca, Coşku Kocabıyık, Sadık Atar, Fatih Taşkın, Hilmi Erdem, Gönenç Duygu, Gönül Erciyas, Yaz Erciyas, Kar Erciyas, Murat Erciyas, Hasan Çağrı Evrin, Meltem Vural, Tuğçe Çetinkaya, Merve Öztürk, Ceren İlter, Tunca Beril Başaran, Fatih Şahin, Eleni Mentesidou, Polina Ivanova, Hanieh Fatouraee, Hilal Küntüz, Melike Özer, Sena Özbay, Gülseren Koyun Esen, Emine Yılmaz, Rıdvan Akcan, Nuray Ayyıldız, Gülda Kayra, Berçem Kaya, Ebru Şevik, Merve Sert, Mehmet Ozan Ünal, Özge Ocak, Merve Durak, Soner Akın, Anıl Ilgaz, Nagehan Kaya, Ahmet Sansar, Piraye Hacıgüzeller, Mete Can Göksaran, Yenal Orman, Gülnur Güler, Suna Kızılaslan, Ahmet Şakir Atçı, Dilşad Nihan Dağtaş, Mina Şentek, Zeynep Şentek, Fırat Erez, Ercan Semih Er, Özgecan Aydın, Derya Baykara, Iraz Alpay, Müjde Atıcı, İlker Özsoy, Güzin Eren, Elif Koparal, Emrah Köşgeroğlu, Tuna Kalaycı, Burak Belge, Nahide Aydın, Umut Devrim Eryarar, Deniz Erdem, Kübra Şahin, Yasemin Özarslan, Hakkı Üncü.
Archaeology at Komana
Current Team
Other Senior Team Members

Prof. Dr. Murat Arslan
Prof. Dr. Mehmet Lütfi Süzen
Prof. Dr. Nilay Çorağan Karakaya
Prof. Dr. Ceren Ünal
Assoc. Prof. Dr. Bekir Necati Altın
Assoc. Prof. Dr. Nicolas Trepanier
Dr. Emine Sökmen
Dr. Mustafa Nuri Tatbul
Dr. Tasha Vorderstrasse
Dr. Mehmet Bilgi Er
Dr. Nihal Tüner Önen
Dr. Özgür Aktürk
Contact
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
ve
Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Komana Kazısı
Mimarlık Fakültesi, Yerleşim Arkeolojisi ABD
Dumlupınar Bulvarı No1 ODTU Cankaya Ankara
Phone: +90 312 210 62 13
E-mail: komana@komana.org


copyright 2020 karp